mirc

mIRCMsn Sohbet

mIRCmsn Tartisma

mIRCMsn Chat


Rastgele Alıntı

Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça SENSIZ…

Çocuğum öğretmen olmasın

Kasım 28th, 2008 Yazar admin

Öğretmenlerin beş sorunu parasızlık, kalabalık sınıf, veli ilgisizliği, keyfi uygulama ve fiziki yetersizlik. Çocuklarına düşündükleri meslekler arasında ise öğretmenlik yok

ANKARA - Öğretmenlerin sosyo -ekonomik durumlarını ortaya koymak için yapılan anket, öğretmenlerin çalışma hayatlarında en çok şikâyet ettikleri konuların sırasıyla maddi imkânsızlık, kalabalık sınıflar, velilerin ilgisizliği, yöneticilerin keyfi uygulamaları ve fiziki yetersizlikler olduğunu ortaya koydu. Öğretmenler, sorunları arasında meslektaşlarına duydukları güvensizliği de sayıyor.
İstanbul Eğitim Sen 2 Nolu Şube tarafından 600 öğretmenle görüşülerek hazırlanan ankete göre öğretmenlerin başlıca sıkıntıları şöyle:

Çalışma yaşamı: Öğretmenler, çalışma yaşamlarına ilişkin en çok yüzde 42 oranıyla maddi imkânların yetersizliğinden şikâyet ediyor. Maddi imkânsızlıkları sırasıyla, yüzde 19 oranıyla öğretmenlik mesleğinin toplumda itibar görmemesi, yüzde 16 oranıyla sınıfların kalabalık olması, yüzde 12 velilerin ilgisizliği ve yüzde 11 idari ve yönetsel baskılar izliyor.

Dostluk da yok: Öğretmenlerin sorunları da şikâyetlerine paralellik gösteriyor. İşyerinde karşılaştıkları başlıca beş sorunu, Sınıfların kalabalık olması, velilerin ilgisizliği, yöneticilerin tarafsız olmaması-keyfi uygulamaları ve baskıları, okulların fiziki koşullarının yetersizliği, öğretmenler arasındaki dostluk ve paylaşımların azalması’ olarak sıralıyorlar.

Yarıdan fazlası ek işe muhtaç: Öğretmenlerin yüzde 22’si geçinebilmek için ek iş yapıyor, yüzde 32’si ek iş yapmadığını ancak fırsat bulduğu takdirde yapacağını belirtiyor. Bankaya kredi borcu olduğunu belirten öğretmenlerin oranı yüzde 72’leri buluyor. Öğretmenlerin yüzde 84’ü “En az bir yere borcum var” diyor.

Kirada oturuyorlar: Kendi evinde oturan öğretmenlerin oranı yüzde 27’yi geçmezken, kirada oturanların oranı yüzde 45’e ulaşıyor. Yüzde 26’sıysa oturduğu evin aileden birine ait olduğunu söylüyor.

Tatile çıkmıyorlar: Öğretmenlerin dörtte biri hiç tatil yapmıyor, seminer gibi etkinliklere katılmıyor.

Benim gibi olmasın: Öğretmenlerin yüzde 47’si çocuklarının kendisi gibi öğretmenlik mesleğini seçmesini istemediğini belirtiyor.

‘Güzel okul istiyoruz’ cümlesinin üstü çizildi!

Öğretmenler Günü dün törenlerle kutlanırken, bazı 24 Kasım haberleri:
Gül’den yemek: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Öğretmenler Günü dolayısıyla 81 ilden gelen öğretmenleri Çankaya Köşkü’nde öğle yemeğinde ağırladı.

Güldal Mumcu ‘kafası örtülmemiş’ öğretmen istedi: CHP’li TBMM Başkanı Vekili Güldal Mumcu, öğretmenlere seslenirken, “İşte Başöğretmenimizin istediği gibi, laik Cumhuriyete yakışan, kafasının içi ve dışı örtülmemiş, bir eser ortaya çıkardım’ diyebiliyorsanız, görevinizi layıkıyla yapmışsınız demektir” dedi.

İsteklerini beğenmeyince konuşturmadılar: Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, Öğretmenler Günü’nde konuşma yapması istenen emekli öğretmen Gül Korkmaz’ın hazırladığı metin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı komisyondan veto yedi. Korkmaz’dan “Servet ya da şöhret istemiyoruz elbet, ama güzel okul binaları istiyoruz, spor salonları, müzik odaları olan. Tiyatro salonları istiyoruz. İnsanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz” cümlerinin ve Nâzım Hikmet’in ‘Güneşli günler göreceğiz’ şiirinin bir bölümünün yer aldığı konuşma metnini değiştirmesi istendi. Korkmaz’ın itirazı üzerine başka bir öğretmen konuşturuldu.

Pardon, koyun mu dediniz: Mardin Milli Eğitim Müdürü Hasan Dal, öğretmenleri koyuna benzeterek övdü: “Bir koyun meralardan ağzı ile topladığı her türlü gıdasını çiğneyerek kendisini besler. Öğretmen de çalışması ve topladığı bilgileri alarak kendi öğrencilerine iletir, eğitir. Yani öğretmen tıpkı bir koyun gibidir, onun için değerini bilmek gerekir.”

Radika

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Öğretmenin örnek azmi

Kasım 28th, 2008 Yazar admin

Antalya’nın Döşemealtı ilçesine bağlı Killik Köyü İlköğretim Okulu öğretmenlerinden Hasan Karaman, çocukluk hayalini tekerlekli sandalye üzerinde yürütüyor.

Ayakları tutmamasına rağmen her gün Antalya’dan köye kadar gidip öğrencilerine ders veriyor. Bu azimli davranışı ile meslektaşlarına örnek oluyor. Öğretmenlik yaparken her şeyi unuttuğunu söyleyen Karaman, “Her türlü zor şarta rağmen öğrencilerimle birlikte olmak dünyanın en güzel şeyi.” diyor.

28 yaşındaki Hasan öğretmenin hastalığı, ilköğretim 7. sınıftayken fark edilmiş. Tıpta ‘musculer distrofi’ denilen kas kaybına yakalanmış. O dönemde koşu yarışmalarında geride kalan Karaman’ın basit bir ameliyatla sinirleri gevşetilmiş. Fakat kaslarında güç kaybı oluşunca sebepsiz yere düşmeye başlamış ve merdivenden çıkamaz olmuş. “Biz bunu narkozun etkisi olarak yorumladık, ama değilmiş. Liseye başladığımda sorunlarım daha da arttı.” diyen genç öğretmen, herkesin çok sevdiği beden eğitimi dersinden nefret etmeye başlamış. Yine de hayata küsmeyen Karaman, liseyi 2,5 yılda bitirerek Dicle Üniversitesi Siirt Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği Bölümü’nü kazanmış. Azminin karşılığını öğretmen olarak almış. 3 yıldır Killik Köyü İlköğretim Okulu’nda görev yapan Hasan öğretmen, herkesin istedikten sonra bütün engellere rağmen güzel şeyler başarabileceğini vurguluyor.

Zaman

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

ÖSS’ye girecek adaylar dikkat

Kasım 28th, 2008 Yazar admin

ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2009-ÖSS sorularıyla ilgili olarak, “2 yıl önce mezun olan aday, okumadığı dersten sorularla karşılaşabilir” dedi

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2009-ÖSS’de yöneltilecek soruların yenilenen lise müfredatı göz önünde bulundurularak hazırlanacağını söyledi.
Yarımağan, “Son sınıfta olanların son üç yılda okudukları derslere göre soruları hazırlıyoruz. Örneğin iki yıl önce mezun olan aday, okumadığı dersten sorularla karşılaşabilir” dedi. Yarımağan, eski adayların sınavda biraz dezavantajlı olabileceğini söyledi.
2009-ÖSS’nin 14 Haziran’da yapılmasının planlandığını, başvuruların şubatın ortasında başlayacağını kaydeden Yarımağan, şunları söyledi:
“Bu sene soruları, şu anda son sınıfta olanların bu yıl, geçen yıl, iki yıl önce, son üç yılda okudukları derslere göre hazırlıyoruz.
Yani hep son sınıflara göre hazırlanır. Müfredatta değişiklik olursa, örneğin iki yıl önce mezun olan bir aday, okumadığı dersten sorularla karşılaşabilir. Ders düzeyinde olmasa bile konu düzeyinde değişiklikler olabilir.”

Psikoloji soruları
Psikoloji sorularına ilişkin eleştirilere dikkat çeken Yarımağan, bu soruların “Sosyal-2″ testine dahil edildiğini anımsatarak, şunları belirtti: “Üniversiteler, ‘Türkçe-Matematik’ten gelen öğrenciler daha iyi, onları alalım’ diyor. Bu nedenle, puan türü eşit ağırlıklı yapıldı. Ama, bu alandaki öğrenciler psikoloji okumadan geliyor.
‘Psikoloji bölümüne gelecek öğrencilere psikoloji sorusu sorulmuyor’ diye eleştiriyorlar. Sorulmuyor, çünkü, bu bölüme eşit ağırlıklı puanla almak istiyorlar. Bu puan türü de Türkçe-Matematikçilerin puanı.”

Değişim 2010′da
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan da, 2009-ÖSS’de yapılacak değişiklikler için oluşturulan komisyonun çalışmasını tamamlamadığını belirtti.
“Bu değişikliklerden biri katsayı mı?” sorusunu Özcan şöyle yanıtladı:
“Bütün alternatifleri önümüze getirecekler.
Sadece, alan, ağırlıklar değil, başka türden yapılabilecek iyileştirmeler varsa onları da genel kurul’un dikkatine sunmalarını istiyoruz. Bu sene ÖSS’de ciddi bir şeyler beklememek lazım. Köklü değişiklikler olursa, ancak, 2010′da olur. 2009′da ufak tefek değişiklikler olabilir.”

AA

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Gök taşlarına önlem alınmalı

Kasım 28th, 2008 Yazar admin

Apollo 9′un astronotu Rusty Schweickart, “Dünya, Birleşmiş Milletler düzeyinde gök taşlarına karşı ciddi önlem almalı” dedi.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da BM yetkililerine gök taşı raporu sunan 73 yaşındaki emekli astronot Schweickart, “Dünya gezegenini fücceten hak ile yeksan eyleyecek bir dev gök taşının durdurulması ve dünyanın kurtarılması için insanoğlunun bugün yeterli düzeyde teknolojik imkana sahip olduğunu” belirtti.

Dünyanın ilk astronotu Sovyet Yuri Gagarin’i (1934-1968) takip eden ABD’nin astronotu olarak ilk kez 45 yıl önce 1963′te yörüngeye çıkan Schweickart, “Shadow of the Moon: Ay’ın Gölgesi” kitabında, “Apophis 99942″ gök taşının 21. yüzyılda Dünya’ya çarpma olasılıklarının 9 bin ila 45 bin’de 1 olduğunu anlattı.

“En azından gök taşının vuracağı kıtanın ve denizin insandan boşaltılabileceğini” ifade eden Schweickart, BM’nin üç ana merkezinden birinin bulunduğu Viyana’da BM yetkililerine tehlikeli gök taşları üzerine rapor sundu. Schweickart, daha önce Washington’da Kongre’ye de aynı raporu verdi.

aa

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

« Önceki yazılar

none